Post Otistik İktisat Hareketi


Her gün televizyonlarda, gazete köşelerinde kendisini iktisatçı olarak tanıtan birçok kişi konuşuyor, yazılar yazıyor. Ayrıca, iktisat hocalarının gerçekleştirdiği birçok ekonomi programı yapılıyor. Tüm bu konuşan ve yazanlar, sürekli olarak bizlere ekonominin iyi gittiğini söylüyorlar ya da kötüye gidiyorsa yapmamız gerekenler konusunda öğütlerde bulunuyorlar. Ama her ne hikmetse onların ekonomi iyi dediği dönemlerin ardından krizler geliyor, yoksulluk, gelir adaletsizliği daha da artıyor ya da “kemer sıkılması”, “sabırlı olunması” gibi öğütlerin ardından vaat edilenlerin hiç biri gerçekleşmiyor.


Peki, bunca iktisatçı ve daha da ötesine iktisat hocası, nasıl bu kadar yanılabiliyor? Öyle ya madem ekonomiyi bilen anlamında kendilerine “iktisatçı” deniyor ve hatta üniversitelerde iktisat dersleri veriyorlar. Hem bunların büyük bölümü iktisat eğitimini sadece Türkiye’de de almamışlar, ABD’de ya da gelişmiş Avrupa ülkelerinde master, doktora yapmışlar, hoca olarak derslere girmişler. O halde bunların bir çoğunu, bilmeden konuşan cahil cühela takımı olarak tanımlamak mümkün değil.


Peki o halde sorun nereden kaynaklanıyor? Sorun büyük ölçüde, egemen olan iktisat biliminden kaynaklanmaktadır. İktisat, diğer bir çok bilim gibi tarafsız değildir, mevcut sistemin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çok önemli ideolojik bir boyutu vardır. Sistemi meşrulaştırmayı ve sürdürmeyi hedefleyen iktisat, sadece kapitalizmi veri alan bir bakış açısını benimsemiştir.


Bugün, kapitalist iktisada ve iktisat eğitimine egemen olan neoklasik düşüncedir. Piyasa ekonomisinin uyumlu veya optimal sonuçlara ulaşacağını ispatlamaya çalışan bir teorik modele dayanan neoklasik düşünceye göre ideal olan kendi modelidir ve gerçek dünya bu çerçeveye uyacak biçimde değiştirilmelidir. Yani, neoklasik düşüncenin egemen olduğu iktisat eğitimini almış olan ve bunu savunan iktisatçılar, sosyal sorunları çözümlemek için dünyanın gerçeklerini dikkate almayıp, dünyayı kendi teorilerine uydurmaya çalışırlar. İşte bu nedenle, televizyon ve gazete köşelerinde yer alan iktisatçılar, toplumun sorunlarını görmez, sürekli olarak mevcut sistemi meşrulaştırmaya ve toplumu benimsedikleri teoriye uygun hale getirmeye çalışırlar.
Fransa’da iktisat eğitimi alan bir grup öğrenci, iktisadın gerçeklerle bağının kopartılarak ve “otistik” (gerçeklerden çok hayal dünyasını tercih etmek) hale getirildiği düşüncesi ile bir araya gelmişlerdir . Öğrenciler, 2000 yılında yayınladıkları ve “artık bize empoze edilen bu otistik bilimi istemiyoruz” cümlesiyle biten bildiri ile Post Otistik İktisat Hareketi başlatmışlardır.


Post Otistik İktisat Hareketi, önce Fransa’da öğrenciler arasında yayılmaya başlamış, daha sonra bildirinin Le Monde’da yer alması, bu hareketi tüm dünyaya tanıtmıştır. Bununla birlikte çok kısa bir sürede, öğrencilerin hazırladığı bildiri, içinde öğretim üyelerinin de bulunduğu 500’den fazla iktisatçı tarafından desteklenmiştir. Tartışmaların yoğunlaşması ve gündeme oturmasıyla birlikte Fransa eğitim bakanlığı, Fransa’da iktisat eğitiminin incelenmesi için çalışma başlatmıştır. Hareket, kısa sürede diğer ülkelere de destek bulmuş ve tartışılmaya başlanmıştır.


Post Otistik Hareketi ile başlayan tartışmalar Türkiye’ye de taşınmış ve İstanbul Üniversitesi ve ODTÜ öğrencileri, hareketi destekleyen bildiriler yayınlamışlardır. Ancak Türkiye’de tartışmalara Avrupa’daki kadar geniş bir katılım olmamıştır.
İstanbul Üniversitesi İktisat fakültesi Mezunları Cemiyeti (İFMC), geçtiğimiz günlerde Post Otistik İktisat ismiyle bir kitap yayınladı. Post Otistik İktisat Hareketi’nin başlangıcından bu yana geçen dört yılda bu konuda yapılan tartışmaların yer aldığı kitapta, 50 metinin çevirisi ile İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin bildirisine yer verilmiş. Çevirileri, Gökmen Tarık Acar tarafından yapılan kitabı, Prof.Dr. Kaya Ardıç derlemiş.


İktisat bilimini kapitalist sistemin egemenliğinden kurtararak, yaşamın gerçekleri ile buluşturmak ve toplumun ihtiyaçlarının çözümüne yönelmesini sağlamak bakımından son derece önemli olan bu harekete ilişkin tartışmaların, Türkçe olarak yayınlanması son derece sevindiricidir. Bu kitap sadece iktisatçılar için değil, sürekli olarak sistemi meşrulaştırmaya ve toplumu kendi teorileri doğrultusunda biçimlendirmeye çalışan “iktisatçı”ları tanımak isteyen herkes için önemli bir kaynak olacaktır.

"Özgürce" (ÖZGÜR MÜFTÜOĞLU)
e-posta: omuftuoglu@msn.com

EVRENSEL: 9 Temmuz 2004



Anasayfaya dönmek için tıklayınız

 

 

{arka}