
Paris'teki Yeni Hareket ve Türkiye
2000 yılında Paris'te
öğrencilerin ve bazı akademisyenlerin başlattığı Post-Otistik İktisat hareketi
özetle şunları söylemeye başladı:
- İnsanı sadece "üreten ve tüketen" nesnel bir araç olarak
gören iktisat öğretisine karşıyız.
- İktisat öğretisi soyut kavramlar üzerine değil, yaşadığımız gerçekler üzerine
oturtulmalıdır.
-İktisat bilimini toplumsal bir öğreti olarak geliştirmek istiyoruz. İktisat
biliminin insanla olan bağlantısını her aşamada göz önünde tutmak gerekir.
- İktisat bilimi fen bilimlerinden farklıdır. Onu katı bir determinizme hapsedemeyiz.
- İktisat bilimi, fen bilimleri gibi "küresel düşünülemez".
- İktisat bilimi içinde matematik ve ekonometrik boyutlar sadece birer
araçtır. Bunları "bir amaçmış gibi göstermemek gerekir".
Bunlar Paris'teki başkaldırının anabaşlıklarını meydana getiriyor. Yalnız Paris'te değil Fransa dışındaki bazı üniversitelerin öğrenci ve öğretim üyeleri de yavaş yavaş harekete destek vermeye başladılar. Türkiye'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi şimdilik tek aktif katılımcı durumunda oldu.
İktisat Fakültesi'nin bazı öğrencileri ve öğretim üyeleri Post Otistik İktisat adlı bir derleme kitap yayımladılar. İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti yayımın sahibi. Dostum Kaya Ardıç'ın bazı öğrencilerle birlikte derlediği bu çalışma 2000'den bugüne gelişmeleri ve bildirileri ortaya koyuyor.
Gelelim Esas Meseleye...
Paris'te 2000'den beri başlayan bu "öğrenci ağırlıklı" akademik
başkaldırı aslında Batı kapitalizminin son ikiyüz yıl içinde üretip sahneye
koyduğu iktisat öğretisine karşı bir harekettir. Bu öğreti Batı kapitalizminin
(ve emperyalizminin) öğretisi haline gelmiştir. Yerküredeki büyük çoğunluğun
iktisat öğretisi değildir.
Hatta, Batı kapitalizminin (ve emperyalizminin) eleştirilmesine olanak tanımaz. Bu bozuk düzeni "veri olarak benimser". Kapitalizmi "fen bilimleri determinizmi içinde sunar". Böylelikle kapitalizmi (ve emperyalizmi) meşrulaştırmaya çalışır, onun eleştirilmesini önler.
Paris'te adı böyle konmamakla birlikte, yeni öğrenci hareketi "kapitalizmi esas alan" iktisat öğretisine karşı bir başkaldırıdır.
Okurlarım hatırlayacaklardır; son 4-5 yıldır, tam olarak 1999'dan itibaren iktisat-insan ilişkisi ve öğretisi üzerine en az 20 dolayında yazım yayımlandı. Kapitalizmin Temel İçgüdüsü kitabımda ise düşüncelerimi daha sistematik bir biçimde ortaya koydum.
Avrupa kapitalizminin denizaşırı sömürgelerle birlikte yükselişinin, "onun kendi öğretisini" ortaya çıkardığını anlatmaya çalıştım.
Paris'te başlayan bu yeni hareketin aslında Doğu'dan yani sömürülen ülkelerin akademik çevrelerinden gelmesi gerekirdi. G.Stiglitz üzerine yazdığım bir yazıda da buna değinmiştim.
İktisat fakültesi öğrencilerinin ve bazı akademisyenlerin konuyu gündeme taşımaları çok önemlidir. Umarım diğer üniversitelerin öğrencileri ve hocaları da konuya ilgi gösterirler.
Aslında Türkiye, Paris'teki başkaldırının "merkez üssü olmalıydı".
- Batı kapitalizminin
en fazla sömürdüğü ülkelerin başında geliyoruz. Üstelik onların sömürgeci
öğretisini de ayrıca tekrarlıyoruz.
- Dışarıda yani Batı'da 100 bin üniversite öğrencisi okutuyoruz. İktisat okuyanlar
aldıkları eğitimle sömürüyü sürdürüyorlar.
- İç ve dış siyasetimiz Batı'nın sömürü düzenine sokulmuş, onlara bağlanmışız.
- Batı'nın dev şirketleri Türkiye'yi giderek daha fazla sömürüyor.
Batı'nın iktisat öğretisine
ilk tepkinin bizden gelmesi gerekmez miydi?
İktisat Fakültesi öğrencilerinin katılımını diğer üniversiteler de izlemeli; hocaları ve öğrencileri ile birlikte.
Kapitalizmin eleştirilmesine
"izin vermeyen" üniversitelerin öğrencilerini desenize zor
günler bekliyor!..
"Bıçak
Sırtı", (EROL MANİSALI)
http://www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali
CUMHURİYET:
9 Ağustos 2004